23 Eki 2011

+ dahoncan ile aile saadeti - istanbul - 2011

bugünün zabaynneyini , pınar ve arda ile kadiköy iskelede buluşarak ,

çengelköy çınaraltına kahvaltıya gittik .hani şu dışarıdan yiyecek olarak istediğini getirebildiğin , fakat içecek olarak hiç bir şey getiremediğin kahvaltı salonu ..

sevgili pınar sabah sabah mutfakta ne bulduysa çantaya doldurmuş ( tuzluk ve baharatlıklar dahil ) çantayı da arda'nın sırtına yükleyivermiş .. çok güzel bir sabah kahvaltısı yaptık . su bardağında ve tanesi 3 lira olan çaylardan ikişer tane içtik . sonra kahvaltı faslı bitti ve dışarıdaki çınarın altındaki banklara taşındık .. o ara ben cigara sarma çabaları içindeyken,  arda'cığım ( erkeğin hası) 3 törkiş kahvesi sipariş etti . kahveler 100 ml lik kapalı su ile klasik fincanda geliyor ve tane 3.5 lira . ( cezvede tüpgaz ateşiynen pişiriliyor )






sonra kahveleri içip kanlıca taraflarına doğru uzadık .. kanlıcadan tekne ile karşıya geçme eylemimiz başarısızlıkla sonuçlanınca ( sefer yok ) , her zaman gittiğimiz kanlıca yoğurtçusuna gittik . ben ve arda 100 gr. lık yoğurtlardan yedik . pınar 250 gramlıklardan yedi . fiyatı ne kadardı bilemiyorum . çümkü arda yine gizlice gidip ödeme işlerini halletiğinden ötürü bu bilgiden yoksun kalmış olduk . beleş yoğurt güzel ama bilgi de güzel bir şeydir sevgili dostlar ve gönüldaşlar . daha sonra beykoz merkezden , yeniköye motorlu tekne olduğunu öğrenince oraya gitmeye karar verdik . motorlu tekne karşıya kişi başı 1.75 lira ücret alıyor . ücretler inilirken veriliyor sazanlık yapmayın . iskeleye vardığımızda motor değnekçisine 10 lira verdim , "tamamdır abi" dedi. yani bisiklete para alıyorlar bunu anlamış oluyoruz buradan .. karşıya geçince yeniköyden ikinci köprü istikametine gitmeye başladık ve köprünün avrupa ayağının hemen dibinde , çok güzel bir balıkçı lokantısında yemek yedik ve birer bira yuvarladık ..


sonra bastık ortaköye .. tekel bayiinden 3 tane bomanti biralardan alıp iskele duvarının dibinde biraları yuttuk .. muhabbet ettik .. aslında yaptığımız en doğru düzgün şey de bu sanırım . 
muhabbet ..  gerisi faso fiso anasını satayım  ..

biraları içtikten sonra bir hışımla eminönü , kadıköy iskelesine vardık . orada ayrıldık. onlar gemiyle anadolu yakasına , ben de trenle evime gitmek üzere ..

sirkeci tren garına vardım .. sevgili dahoncan ile bunca zaman tek jetonla turnikelerden geçiyor olmamıza rağmen bu akşam gar turnikelerinden geçemedik .. bisikletim katlanmış vaziyette , koltuk altımda olduğu halde , jeton görevlisi olan 'sevgili devlet demir yolları memuru ' bir jeton daha atmamı emretti . "yahu bisikleti katladım . şuan bisiklet, bisiklet  durumunda değil , bir bebek arabasından , bir tekerli sandalyeden bagaj olarak hiç bir farkı yok",  dememe rağmen maalesef memur efendiyi ikna edemedim ve konuşma tatışmaya , tartışma kavgaya dönüşmeye başladı .. tabii bu arada benim tek jetonum turnike kumbarasına inmiş vaziyette . fakat geçmem için yetersiz .. laf kavkası devam ederken tam bir birimize girmek üzere iken bir güvenlik görevlisi ile bir memur daha geldi . beni haksız buldular ve gişe camında bir doktor reçetesi boyutu kadar ya var ya yok , bir yazı gösterdiler bana , yazıyı yarım metreden zor okudum . madem böyle bir durum var benim yeton atacağım turnikelerde değilde , benim görmemin mümkün olmadığı bir yerde bu yazı duruyor  , bu yazının yolcu tarafından okunabileceği , farkedileceği bir şekilde tunikelere yakın bir yerde olması gerekmez mi? diye sorduğum soruya cevap vermediler . "peki" dedim "jetonumu geri verin ." 
onu da vermediler ..
sonradan gelen memur sanki biraz medeniyet görmüş gibi bir hal takınarak " tamam bu seferlik geçsin" diye diğer memuru ikna etmeye yeltendi . fakat kabul etmedim . "legal yollarla trene binmek , illegal yollarla trene binmekten daha zor bir hale geldi" diye bir laf sarfettim  ve adamlar bu lafımı s..lerine bile takmadılar biliyor musunuz . tek jetonumu atmama rağmen trene binemediğimden ( yolculuk yapılmadığında jeton iadesi yapılmıyor ) bisiklete atlayıp sultanahmet'e çıktım . ayasofya camiin arkasındaki yoldan aşağı inip cankurtaran tren istasyonuna çıktım . ( 8 dk.) sirkeci istasyonundan bir sonraki istasyon olan cankurtaran turnikesinden  tek jetona hiç , ama hiç sorunsuz geçerek trene bindim . işte bu kadar komik bir durum var bu şehirde . daha ne örnekler var böyle sevgili gönüldaşlarım .. avrupa kültür başkentliği yapmış bir kent burası . hay götümün kenarı , kültür başkentiymiş . iki tane kıçı kırık müzeyle , bizanstan kalma eserler olmasa..

gelelim tek jetona .. sirkeci tren istasyonunda gasp ettiğiniz jetonumu sizden fazlası ile geri alacağım ..

harika bir günü benimle yaşayan sevgili dostlarım , pınar ve arda .. 
sizlere sevgi ve muhabetle ..

edit : imla ..( içmeye devam ediyorum )

0 yorum:

Yorum Gönder

yorum yönetici onayından geçtikten sonra yayınlanır .