iletişim

sezgihan@msn.com

+ bisikletle gülşehir - avanos - kapodokya - 2009

.

.


Bu yaz uzun tur için , her yıl olduğu gibi sırt çantası ile çıkacağım bir iran turu planlamıştım . fakat; iran seçimlerinden sonra, iran’ da gergin zamanlar oluşması ve benim de iznimin bu sürece denk gelmesinden dolayı , iki – üç gün içinde çevremde bulunan insanların da etkisi ile farklı bir plan yapmaya karar verdim . sevgili berk ile beraber, bir bisiklet turu planladık ve çok kısa süre içerisinde karar alıp tura başladık . tur , kapadokya dan başlayacağı için ilk iş otobüs biletlerini ayarlamaya çalıştık . 25 haziran günü 21 arabasına nevşehir merkezine biletlerimizi ayırttık . bisikletler için yarım bilet keseceklerini söyleyen firma çalışanları bu söylediklerinde başarılı olamadılar. 50 lira karşılığında istanbul dan nevşehir’e otobüs ile ulaşabiliyorsunuz .


bizim turun başlama tarihlerine denk gelen kapadokya mtb yarışı ise tamamen tesadüf oldu . otobüse bindiğimizde yarışa giden Yunus isminde bisikletçi bir arkadaş ile tanıştık . ondan yarış hakkında yol boyunca ufak tefek bilgiler edindindik . nevşehir merkeze vardığımızda otobüsten inip bisikletleri toparladık , çantaları yükledik ve şehir merkezinde bulunan turizm bakanlığının ofisine gidip , haritalar edindik . kapodokya güzel atlar ülkesi anlamına geliyormuş . eşsiz kıvrımlı kayaların estetiğini , perilere yakışan mekanları oluşturan peri bacaları , yerin metrelerce altına yapılmış ibadet ve barınma merkezlerini , insanın hayal sınırlarını zorlayan doğa mucizelerine , tarih , kültür , insan ve sanat olgusuna doğru pedallar dönmeye başlamıştı .



şehir merkezinde bulunan arkeoloji müzesini gezdik ilk olarak.Çok ilginç ve güzel bir müzeydi . müze ziyaretinden sonra , yemek için bir yerlerde mola verdik . yeme içme hakkında teferruata girmenin gereksiz olduğunu düşünerek, bu konuları anlatmakta kısa kesiyorum . şunu söylemek bilgilendirme açısından doğru olacaksa , nevşehir ‘ de, yeme-içme ucuz ve çeşit bol . gezginler için barınma sorunu yok , her ilçede çadır kurulabilen güzel kamplar var .şehir içi ulaşım sorunu nasıl halledilir bilemiyorum , biz nevşehir ‘ de bisiklet dışında herhangi bir ulaşım aracı kullanmadık .



karnımızı doyurduktan sonra , rota belirleyip gülşehir ‘ e gitmeye karar verdik .


gülşehir, nevşehir merkezine 20 km uzaklıkta , gezip görülecek fazla yeri olmadığını oraya vardığımızda daha iyi anladık . gülşehir girişinde bulunan açık saray harabelerini gezdik ve aziz jean kilisesinde fotoğraf çektik .


Gülşehir Kırşehir sınırında bulunan bir ilçe .



buradan rotayı avanos'a çevirmeye karar verdik ve 25 km kadar bir yol bisikletle gidip avanos’a vardık .





Avanos çok güzel ve Kızılırmak tarafından iki yakaya bölünmüş . ırmak üzerinden iki yakayı bir birine bağlayan güzel bir köprüsü var .



bu asma köprü üzerinde bisiklet sürerek geçilmemesi için uyarı levhası var . aslında köprü çok sallanmıyorsa ve iyi sürücü iseniz pek tehlikeli olmadığını düşünüyorum . ayrıca kurbağa sesleri eşliğinde takırdayan , tokurdayan köprü tahtaları üzerinden bisikletle geçmek zevkli .


biz geçtik .

avanos ' ta bir çeşme başında durup sularımızı tazeledik . gezi boyunca gördüğümüz hemen her çeşme başında durduk . günlük ortalama 4-6 litre arası suya ihtiyaç duyuyorduk . hava çok sıcaktı, fakat kapodokya bölgesinde nem hiç olmadığı için nefes almak, hava ne kadar sıcak olursa olsun rahattı . berk suları tazelerken bende etrafımızı saran çocukların ve çevrenin fotoğraflarını çekmeye zaman ayırdım .

çocuklar bir birlerine seslenirken , " vaaaaay velespite bak leen . gaç vites imişllen buuu " diyerek bisikletlerimizi incelediler . 27 vitesli olan bisikletimin çark hesaplamasını yaparlarken yüzlerinde biraz şaşkınlık gözlemledim . ilk defa gördükleri bu vites sistemine inanmayan gözlerle baktılar .

halk sakinleri ve yaşlılar kapı önlerine oturmuş sohbet ediyor, çocuklar , sessiz sokakları çığlıklara boğarak koşuyor , oynuyor , eğleşiyorlardı . kuş cıvıltıltıları ise görüntüyü ve sesleri bir birine harmanlıyordu .

sonra biraz avanos sırtlarına tırmandık . şehri izledik . diğer şehirlerin hangi yönlerde olabileceğini harita üzerinden bakıp belleğimize yerleştirmeye çalıştık . bu arada yine fotoğraf çektim .
coğrafik özelliklerden dolayı çok güzel ve gezilesi bir yerde bulunduğumuzun birkez daha farkına vardık .



tırmandığımız sırtlarda çok zengin ve çeşitli bitki örtüsü ve harika renklerde çiçekler bezeliydi ve bu çiçeklerin üzerlerinde , mütemadi bir huzura ve özgürlüğe uçuşan kelebekler vardı .


merkez olarak tabir edilen bölgeye inip etrafta biraz bakındıktan sonra , bir çömlekçiyi gezmeye karar verdik .
atölyenin sahipleri Aniş hanım ve eşi Ali bey . Aniş ismi ilk kez duyduğumuz bir isimdi ve kulakta şekerleme bir lakırdı hissi bıraktı , anaç anlamına geliyormuş . atölyede kendi el emekleri ile ürettikleri çanak ve çömlekleri satıyorlar .



Avanos ilçesinde konaklamayı kızılırmak kıyısında bulunan Ada camping de yaptık . böyle bir kampla karşılaşmak bizi çok şaşırttı doğrusu .


yüzme havuzu olan ve duşlarında sürekli sıcak su akan harika bir kamp . günlüğü 14 liraydı fakat sıkı bir pazarlıkla 10 liraya konakladık .


çadırları kurmadan önce havuzda biraz yüzüp dinlendik . akşam üzeri duşa girdiğimizde dışarıda kıyamet koptu . gök gürültülü sağanak yağmura yakalandık .

sonrasında ise çok güzel bir gök kuşağı bize merhaba dedi . çadırları kurup, yemeklik alış-veriş yaptık .




yemekten sonra , farlarımızı yakıp ilçede bisiklet keyfi yaptık . sabah, göreme mtb yarışına pedallıyoruz .


Ada camping altınocak yolu üzerinde . telefonu : 0384 511 24 29 - musa erdoğan işletme sahibi .

.
.
.